Email Listemize Üye Olun

Haberiniz Olsun


Ekle Sil

 

 

 Aşılama ( IUI ) Erkek Tedavileri  Genetik ( PGD ) Sıkça Sorulanlar
 Tüp Bebek  (ICSI ) Tanı Yöntemleri  Psikolojik Destek  Sözlük

     

 

İnfertilite nedir?

        İnfertilite, eski tanımıyla bir yıl korunmasız çocuk isteği ile yapılan cinsel ilişkilere rağmen çocuk sahibi olunmaması olarak bilinmekteydi. Bugün için, ASRM'nin tanımına göre infertilite, vücudun temel fonksiyonlarından biri olan üremeyi engelleyen bir üreme sistemi hastalığıdır. İnfertilite, üreme yaşlarındaki insanların (erkek ve kadın) % 10-15' ini etkilemektedir. 

Sayfa başına dön

İnfertilite sebepleri nedir?

        Üreme, erkeğin sağlıklı sperm üretimi, kadının sağlıklı yumurta üretimi ve spermlerin yumurtaya ulaşmasını sağlayan tüplerin açık olması, spermin yumurtayı dölleme yeteneğinin olması, döllenmiş yumurtanın rahime tutunması ve embriyonun kaliteli olması gibi bir çok faktöre bağlıdır. Ayrıca, gebeliğin devam etmesi için embriyonun sağlıklı olması  ve kadının hormonlarının embriyonun gelişmesi için yeterli düzeyde olması gerekir. İşte bu sıralanmış faktörlerden herhangi birinin eksik olması durumunda infertiliteden söz edilir. 

        İnfertil vakaların üçte biri erkek faktöründen, üçte biri kadın faktöründen ve kalan üçte biri her ikisine bağlı olan faktörlerden veya  açıklanmamış faktörlerden kaynaklanır.

        En yaygın erkek faktörü infertilitesi azoospermi (hiç spermin üretilmemesi) ve oligospermi (az miktarda spermin üretilmesi) 'dir. Bazı durumlarda, sperm hücrelerinin şekilleri bozuk olur veya yumurtaya varmadan önce ölür.  Nadiren, erkek infertilitesi kistik fibröz veya kromozomal anormallik gibi genetik bir hastalıktan kaynaklanabilir.

        En yaygın kadın faktörü infertilitesi ise ovulasyon bozukluğudur. Diğer kadın infertilite nedenleri: 

  • geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar ve operasyonlar,

  • endometriozis, 

  • over kistleri,

  • rahimin konjenital anormallikleri ve

  • rahim myomları (ur) gibidir.

Sayfa başına dön

İnfertil hastalar nasıl değerlendirilir?

        Bir sene korunmasız ve düzenli cinsel ilişki ile gebe kalmayan çiftlerin kadın doğum uzmanına danışmaları önerilir. Doktor iki partneri muayene ederek sağlıklı olup olmadıklarını tespit edip infertiliteye sebep olabilecek herhangi bir hastalığın bulunup bulunmadığını değerlendirdikten sonra, genelde cinsel ilişkinin doğru şekilde uyulanıp uygulanmadığını öğrenmek için iki partnerin cinsel hayatı ile ilgili sorular sorar.

        Bu aşamada infertiliteye sebep olan neden bulunmamışsa daha ayrıntılı testler uygulanabilir. Kadınlara ovülasyon takibi, tüp ve rahim röntgeni (HSG) ve laparoskopi uygulanırken erkeklere ise spermleri incelemek için sadece sperm analizi (spermiyogram) uygulanır.

Sayfa başına dön

İnfertilite nasıl tedavi edilir?

        İnfertil vakaların çoğu (85-90%) ilaç tedavisi ve üreme organların cerrahi yoldan düzeltilmesi ile tedavi edilir.

Sayfa başına dön

Spermiyogram nedir? Normal sperm parametreleri nelerdir?

        Gebeliğin oluşması, kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin uygun şekilde birleşip, rahim içinde gelişmesiyle gerçekleşir. Kadın üreme hücresi yumurta, erkek üreme hücreleri ise  spermlerdir. Spermler erkeğin üreme sıvısı olan meninin içerisinde yer alırlar. Spermlerin laboratuvarda nicelik ve nitelik bakımından incelenmesine spermiyogram denir. Genellikle 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası laboratuar ortamında alınan meni örneği 30-60 dakika içerisinde incelenmeye başlanır.

        Meni, krem, gri renkte opak bir sıvıdır ve belli bir bekleme süresi  sonrasında bu vizköz, jölemsi, yapışkan sıvı akışkan hale gelir. Bu süre ortalama 15-20 dakikadır. 30 ve/veya 60 dk. sonra akışkan hale geçemeyen örnekler vizköz olarak değerlendirilir. Meni miktarı 2-5ml. arasında değişir. Ayrıca daha çok bazik karakter gösterir. Sıvının büyük kısmını üreme bezleri (geminal vezikül, prostat sıvıları) oluşturur. Spermleri içeren testis sıvısının hacime katkısı ise çok azdır.

        Fizik özellikler incelendikten sonra sperm sayısı, hareketliliği, hareketin niteliği ve morfolojisi değerlendirilir. 

Sayı: genellikle 1ml. menideki miktar olarak verilir. Toplam sayı bu rakamın hacim ile çarpılmasıyla çıkar. 1ml.’de 50-100 milyon arası sperm bulunur ama gebelik için kabul edilen sınır  20 milyondur. 

Hareketlilik: %50 olmalı ve bunların yarısı yumurtaya ulaşıp dölleyebilecek  kadar hızlı, ilerleyici ve kaliteli olmalıdır. 

Morfolojik yapı: Dünya sağlık örgütüne göre spermlerin yarısı normal yapıda olmalıdır. Son yıllarda birçok merkez ”Kruger” değerlendirmesini benimsemiştir. Kruger bu alanda uzun yıllar çalışan bir bilim adamıdır ve spermlerin yapısını daha hassas bir şekilde değerlendirmekte, belirli ölçülerin dışında kalanlar anormal olarak kabul etmektedir. Bu çok hassas kriterlere göre alt sınır %4’ünün normal yapıda olmasıdır. Kruger'e göre %12’si normal olan bir meni fertil kabul edilir. 

Aglütinasyon: Mikroskop altında incelenen bir diğer parametre aglütinasyon denilen, spermlerin bir araya gelerek kümeleşmesinin varlığını incelemektir. Daha çok sperme karşı antikor varlığında veya çeşitli enfeksiyonlarda karşımıza çıkan bu durum, spermlerin birbirine bağlanarak ileri hareketine engel olduğu için kısırlık nedenleri arasında yer alır. Ayrıca, enfeksiyon hücrelerinin olup olmadığı da bu testte değerlendirilir.

Sayfa başına dön

Aşılama (IUI) nedir?

        Spermleri özel sıvılarla yıkayıp, kaliteli ve sağlıklı olanların bir enjektör yardımıyla rahim içine verilmesidir. İlk suni aşılama bir erkeğin penis ucundaki deliğin normal yerinden aşağıda bulunması nedeniyle gebelik sorunu yaşayan çifte yapılmıştır. Isıtılmış bir enjektöre alınan spermler rahim ağzına enjekte edilerek gebelik elde edilmiştir. Özellikle 1930’lardan sonra kısırlığın normal meni örneğine sahip olamayan erkeklerden de kaynaklanabileceğinin gösterilmesiyle bu yöntem önem kazanmıştır. Tüp bebek uygulaması öncesi bir aşama olarak kabul edilir. Yumurta kanalları açık ve normal olarak yumurta üreten bir kadına ya normal yumurtlama zamanında  ya da düşük dozda yumurtlama ilaçları verildikten sonra büyüyen folikülün çatladığı gün spermler hazırlanarak rahim içine özel bir katater ile verilir.

Sayfa başına dön

IUI için sperm paremetreleri ne olmalıdır ? IUI kaç kez yapılmalıdır?

        Sayı, hareket ve morfolojik yapı yumurtayı dölleyecek spermin  en önemli 3 özelliğidir. Morfolojik yapı ”Kruger” kriterine göre %4’ün üzerinde olmalıdır. Total sayıyı, semen volümü (hacmi) belirlediği için yıkama sonrası 5 milyon veya üzerinde  hareketli sperm elde edilmelidir. Bunların en az ¼’ü ilerleyici hareket özelliği göstermelidir.

        Genellikle IUI 3-6 kez uygulanabilir. Tabi burada kadının yaşı ve daha önceki uygulamaları da  göz önünde tutulmalıdır. 

Sayfa başına dön

Aşılama ile ne gibi katkı sağlanır?  

        Aşılama ile spermlerin yumurtaya ulaşması için katetmesi gereken yol yaklaşık 1 saat kısaltılmış olur. Normal ilişkiden sonra spermlerin kanalı geçerek yumurtaya ulaşması 2 saatlik bir zaman gerektirir. Aşılama ile hem bu süre kısaltılmış olur, hem de rahim ağzında veya vajinada spermleri olumsuz etkileyen problem varsa aşılmış olur. Yöntemin diğer bir önemi de, yıkamada kullanılan sıvıların içindeki vitamin ve benzeri kimyasallar yardımıyla spermin hareketlilik ve hareket kalitesi artırılır. Meniyi oluşturan sıvının büyük kısmı atıldığı için sperm yoğunluğu artar. En önemli faydalarından biri de spermler ölü ve döküntü hücrelerinden arındırıldığı için, bunların zararlı etkilerinden de kaçınılmış olur.

        En çok merak edilen soru aşılama tekniği ile gebelik şansının ne olduğudur. Bunu etkileyen birçok etken olmasına karşın (anne yaşı, rahim kalitesi, yumurta ve sperm kalitesi) gebelik şansı yaklaşık %15 denilebilir. Özellikle sperm kalitesi hafif bozuk olan olgularda aşılama ile gebelik şansı daha yüksektir.

Sayfa başına dön

Menide sperm yoksa ne yapılır?

        Kısırlık nedenleri eşlerin birinde veya her ikisinde birden olabilir. Erkekten kaynaklanan neden basit bir sperm testiyle yaklaşık olarak anlaşılabilir. Her menide sperm bulunacak diye bir koşul yoktur. 2-3 kere yapılan ayrıntılı analizden sonra menisinde sperm hücresine rastlanılmayan erkekler bir ürolog tarafından muayene edilmelidir. Ayrıca kandan üreme hormonları ve Y kromozomu açısından genetik araştırma yapılmalıdır. Menide sperm bulunmaması durumunda önce bir iğne yardımıyla meni kanalında steril koşullar altında sıvı alınır. Buna: 

PESA (Perkütan sperm aspirasyonu) adı verilir. 

MESA (Mikrocerrahi epididimal sperm aspirasyonu) testiste oluşan spermlerin kanala verilmeden önce toplandığı bölge olan epididimden iğne ile sperm alınmasıdır. Bir diğer kullanılan terim olan: 

TESA (Testiküler sperm aspirasyonu) testisten aspirasyon ile sperm alınmasıdır.

TESE (Testiküler sperm extraksiyonu)de ise uygun zamanda testisten birkaç bölgeden doku örneği alınır ve sperm varlığı açısından incelenir, ya da hastanın eşine yumurtlama tedavisi yapılıp yumurta toplama günü biyopsi işlemi gerçekleştirilir. Teşhis amaçlı yapılan biyopside alınan parçanın küçük bir miktarı mikroskop altında daha küçük parçalara ayrıştırılarak sperm varlığı kontrol edilir. Sperm bulunmuşsa, özel bir dondurma sıvısına konularak, ileride kendi eşinin yumurtalarında kullanılmak üzere dondurulup saklanır. Eğer o sırada yumurta toplama işlemi de yapılmışsa, bu defa sperm hücreleri dokudan ayrıştırılarak mikroenjeksiyonda kullanılmak üzere hazırlanır.

Sayfa başına dön

IVF nedir?

         IVF uygulamasında, yumurtalar overlerden çıkarılıp spermlerle beraber kaba yerleştirilir. Yaklaşık 24 saat sonra, yumurtaların fertilize (döllenmiş) olup bölünmeye başlamış oldukları kontrol edilir. Döllenmiş olan yumurtalar (embriyolar) 3.gün kadının rahmine yerleştirilir böylece tüpleri baypas etmiş olur. Tüpleri tıkalı veya sperm sayısı düşük olan infertil vakalarda IVF, çocuk sahibi olmanın şansını yükseltir.

Sayfa başına dön

IVF pahalı bir yöntem midir?

        Bir IVF siklüsün Türkiye'de ortalama maliyeti 2500 dolardır. Diğer hassas tıbbi girişimler gibi, tecrübeli bir ekip ve çok özel laboratuvar ile ekipman gerektirir. Ayrıca başarılı oluncaya kadar tedavi siklüsünün tekrar edilmesi gerekebilir.

IVF başarılı bir yöntem midir?

        Evet. IVF başarılı bir yöntemdir. IVF'in başarı oranları sağlıklı bir çiftin her ay gebe kalma ve canlı bebek doğurma oranlarına eşittir.

Sayfa başına dön

IVF ile cinsiyet seçimi yapılabilir mi?  

        Sadece cinsiyete bağlı genetik hastalık söz konusu olduğunda cinsiyet ayırımı yapılabilir.

Mikroenjeksiyon (ICSI) nedir ve tüp bebek (IVF) ile farkları nelerdir?

        Mikroenjeksiyon ya da daha uzun adıyla İntra sitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) bir tüp bebek uygulamasıdır. Yani burada da klasik IVF gibi döllenme, vücut dışında gerçekleştirilir.

        Tüp bebek olarak bilinen klasik IVF’te toplanan yumurtalar belli sayılarda kültür petri kutularına konur ve her yumurta üzerine yıkanıp hazırlanmış 100-150 bin sperm eklenir. Sperm ve yumurta dış ortamda bir araya getirilen gazı, nemi, ısısı, ana rahmi özelliğinde olan enkübatör içerisinde 15-18 saat kadar bırakılır. Klasik IVF’te yumurtayı dölleme işi spermler tarafından gerçekleşmektedir. Yani hem sperm dölleme yeteneğinde olabilmeli, hem de  yumurtanın zarı spermin giremeyeceği kadar kalın olmamalıdır. Ayrıca bağışıklıkla ilgili bir problem olmamalıdır. Spermin yumurtaya girebilmesi için önce yumurta zarına bağlanabilmesi gerekir. Sperme karşı antikor varlığı bu bağlamayı engelleyebilir.

        IVF ya da klasik tüp bebek, erkekte çok ciddi bir sperm problemi yoksa rahatlıkla uygulanabilir. Yıkama sonrasında spermler belli sayıda değilse, hareket ve morfolojik yapısı itibariyle yeterince normal değilse, tüp bebeğin daha ileri aşaması olan MİKROENJEKSİYON YAPILIR. IVF'ten birinci farkı, dölleme  işini yapacak sperm, embriyolog tarafından seçilerek, her yumurtaya ayrı ayrı enjekte edilir. İkinci en büyük farkı ise, klasik tüp bebekte yumurtalar alındıktan sonra kültür sıvılarının içerisinde müdahale edilmeden bırakılır. Mikroenjeksiyonda ise, yumurtanın etrafındaki hücreler kimyasal ve mekanik olarak temizlenmelidir. Döllenme için yumurtanın olgun ve döllenebilme kapasitesine sahip olması gerekir. Alınan (toplanan) yumurtaların hepsi aynı olgunlukta ve kalitede olmayabilir. Döllenme aşamasındaki yumurtaya Metefaz II (M2) denir. Polar cisimcik adı verilen yapının yumurtanın zarı ile iç kütlesi (sitoplazması) arasındaki boşlukta bulunması gerekir. Bu cisimciğin alt yakınında genetik materyal bulunduğu için enjeksiyon sırasında bu kısım saat yönüne göre 6 veya 12 hizasına getirilir ve saat 3 pozisyonunda sperm olan iğne yumurtaya enjekte edilerek sperm içerisine bırakılır. Polar cisimcik olmayan yumurtaya Metafaz I (MI) denir. Bunların dışında çok küçük foliküllerden alınan immatür yumurtalara GV (Germinal Vezikül) veya erken olgunlaşıp bozulmaya başlayan yumurtaya post matür adı verilir. Klasik tüp bebekte yumurtalar soyulmadığı için hangi aşamada olduğu bilinemez. Mikroenjeksiyonda ise polar cisimcik varlığı ve enjeksiyon yeri için mutlak etrafındaki hücrelerden arınmalıdır.

Sayfa başına dön

Kimlere ICSI yapılır?

        Mikroenjeksiyonun başlaması ile birlikte, özellikle ağır “erkek faktörü” denilen ileri derecede sperm problemi olan hastalar için adeta yeni bir umut doğmuştur. Sperm sayısı, hareketliliği ve yapısı ile ilgili ağır sorunlu olguların başka şansı yoktur. Örneğin sayı yüz binin altında ise, hareketlilik %0-10 arasında ve anormal hücre oranı % 96’nın üzerinde ise ICSI yapılır. Spermiyogram testinde hiç sperm bulunmayan hastaların bir kısmının üreme kanalında veya testisinde sperm bulunabilir. Özellikle testis kaynaklı çok az sayıdaki sperm ile ICSI yapılabilir. Daha önce klasik tüp bebek (IVF) uygulanıp döllenmenin hiç olmadığı veya çok az olduğu olgulara mikroenjeksiyon yapmak gerekir. Çok sık rastlanmasa da, bazen spermin başında bulunan ve yumurta zarına girebilmek için gerekli bir enzim olan akrozom denilen kısım hiç olmayabilir. Bu kişilerde de döllenme (fertilizasyon) ancak mikroenjeksiyon ile sağlanır.

Sayfa başına dön

Yardımla üremede embriyoloğun rolü nedir?

        Laboratuvar ekibi ile klinik ekibi çok iyi bir uyum içinde olmalıdır. Laboratuvar çalışma alanı ve cihazları yeterli kalitede olmalıdır. Ortam ısısı, havalandırması iyi olmalı, temizliğe dikkat edilmelidir. Embriyoların konulduğu cihazların gaz, ısı ve nem ayarları çok hassas bir şekilde ayarlanmalı ve kontrol edilmelidir. Çalışan personelin eğitim ve deneyimi, uygulanacak tüm prosedür için önemlidir. Günlük, haftalık, aylık ve periyodik temizlik bakımlar yapılmalı ve bakım el kitapları oluşturulmalıdır. Embriyolog embriyo oluşturma sırasında, klasik tüp bebek ve mikroenjeksiyonların uygulanma zamanları, kontrol ve takip zamanlarını bilmelidir. Kullanacağı sıvı besi yerlerini uygun şekilde hazırlamalı, kimyasal değişikliklerine ve son kullanım zamanlarına dikkat etmelidir. Embriyo seçiminde gerekli kriterleri bilmeli, transfer seçimine iyi karar vermeli ve kalan embriyolarda gerektiğinde dondurma işlemi yapabilmelidir. Sonuç olarak iyi bir laboratuvar ve embriyolog başarının yarısını oluşturur.

Sayfa başına dön

Assisted hatching nedir? Nasıl  yapılır? Kimlere uygulanır?

        Kelime anlamı olarak tutunmaya yardımcı olmaktır. Rahim içine verilen embriyonun, gebeliği sağlayabilmesi için embriyoyu saran zarın (yırtılması) açılması gerekir, böylece embriyo dışarı çıkarak  rahim duvarına tutunabilir (implantasyon). Assisted Hatching embriyoyu saran zarda delik açmaktır. Bu işlem kimyasal, mekanik veya son zamanlarda sık kullanılan lazerle uygulanır.

        Lazer Assısted Hatching'de çok düşük dozda lazer ışını gönderilerek zarda istenilen büyüklük ve genişlikte delik açılır. Ayrıca biyopsi yapılması gereken olgularda zar tamamen delinir. Embriyoya en az zarar veren ve dışarıda kalma süresi en kısa olan bu yöntem en çok tercih edilendir. Sistemin uygulanabilirliği çok kolay olmasına rağmen çok dikkat isteyen bir işlemdir.

        Kimlere yapılır konusuna gelince; özellikle yumurta zarının normalden kalın olduğu,  dondurulup çözülen embriyo kullanılmasının söz konusu olduğu olgularda assisted hatching gebeliğe ek bir katkı sağlayabilir. Assisted hatching ile gebelik şansı %10-15 kadar arttırılabilmektedir.  Bu da bizim için önemli bir katkıdır.

Sayfa başına dön

Embriyo dondurma nedir?

        Yeterli sayı ve kalitede embriyo var ise embriyo dondurma yapılır. Birinci faydası, ilk uygulamada gebelik gerçekleşmez ise, yumurtlama tedavisi uygulanmaksızın embriyo transferine izin verir. Böylece anne adayı yüksek dozda ilaç kullanmayacak ve yumurta toplama işlemine maruz kalmayacaktır. Biliyoruz ki  yaş ilerledikçe yumurta kalitesi bozulmaktadır. Anne adayı  bu şekilde daha gençken verdiği yumurtalarla oluşan embriyoyu, birkaç yıl sonra kullanabilecektir.

        Dondurulup çözülen embriyo gebeliği iyi donanımlı bir merkezde taze siklusa yakındır. Bunun için embriyo dondurma ve çözme çok hassas yapılmalıdır. Kullanılan dondurma sıvılarının yoğunlukları giderek artacak şekilde yapılmıştır. Bu sıvılar yardımıyla embriyonun içerisindeki su yavaş yavaş alınır, yerine donma sırasında genişleyerek zarın parçalanmasına neden olmayan bir madde geçer. Bu aşama embriyoya en az zararı verecek şekilde, belli ısıda ve sürede kademeli olarak yapılır. Bekleme süresi tamamlandığında  embriyoların bulunduğu tüp veya dondurma çubuğu dondurucu alete yerleştirilir. Bu cihazın kalite ve kapasitesi de sağlıklı dondurmanın gerçekleşmesi için çok önemlidir. Dondurma programı embriyolog tarafından belirlenerek cihaza kaydedilir, buna göre program başlatılır. Prensip olarak ısı yavaş yavaş -30ºC’ye kadar düşürülür, bundan sonra daha hızlı bir şekilde -150ºC’ye indirilir ve donmuş olan embriyolar içerisinde sıvı azot olan saklama kaplarının içerisine konur ve -180ºC de embriyolar saklanır.

        Çözme sırasında herhangi bir cihaz kullanılmaz. Dondurma sırasında kullanılan kimyasal sıvılar bu defa ters sırasıyla hazırlanır. Oda ısısına gelen embriyolar en yoğun sıvıya alınır gene bekleme süreleri dikkalice takip edilerek tekrar vücut ısısı olan 37ºC ye getirilen embriyolar gazlı-nemli sıcak enkübatörlere konur. Dondurulduğu zamandaki gününe ve sayısına göre ya aynı gün transfer edilir ya da 1-2 gün takip edilerek bölünmeye devam eden kaliteli embriyolar seçilerek kullanılır. Genel olarak bu yöntem tercih edilmektedir. Bölünme ve kalite ne kadar iyi ise gebelik şansı o kadar fazladır.

        Dondurma ve çözme işlemi embriyo için aşırı travmatiktir. Bu sırada dayanıksız embriyolar daha çok hasar görebilir, bu durumda embriyo transferi iptal edilir.

Sayfa başına dön

İmplantasyon öncesi genetik tanı (PGD) nedir? 

        İmplantasyon öncesi genetik tanı (Preimplantasyon genetik diagnosis (PGD)), embriyoları ana rahmine vermeden önce genetik hastalık taşıyıp taşımadığının araştırılmasıdır. Bunun için döllenmenin üçüncü gününde genellikle 8 hücreye bölünmüş embriyonun zarına delik açılarak, 2 adet blastomer adı verilen hücre alınır. Bu blastomerler ayrı ayrı cam lamlara konularak genetik laboratuvarına gönderilir. Burada belirlenmiş yöntem uygulanır. Biyopsi alınırken çok dikkatli olunmalıdır, yoksa embriyoya  aşırı zarar verip ölümüne yol açılabilir. Lazer ile delik açmak kısa ve muntazam olacağından en iyi delik açma yöntemi lazerdir, uygun biyopsi pipeti ile 1-2 blastomer embriyoya zarar vermeden alınır.

        Genetik analiz pahalı olduğu için ve embriyoya zarar verme riski taşıdığı için uygulanacak kişiye tanı gerekliliği tam konulmalıdır. Yani olur olmaz herkese yapılmamalı,  gerçekten hastanın yarar görebileceği ve gerekliliği olan durumlarda yapılmalıdır. Genetik analiz için çok iyi bir öykü (anamnez) alınmalı, anne ve baba adayının daha önce genetik incelenmesi yapılmış olmalı, ailede genetik hastalık taşıma riski iyi araştırılmalı ve ona göre karar verilmelidir. İleri anne yaşı ön genetik tanı endikasyonları  arasında sayılsa da, ancak özel bir gruba uygulanması gerekebilir. Ayrıca unutulmaması gereken bir şey de, ön genetik tanı ile çok az hastalık teşhisinin yapılabilindiğidir. Çalışma materyali çok sınırlıdır. Her embriyodan en fazla 2 blastomer alınabilmektedir. Bu, kalan blastomerlerin hepsinin tamamen sağlıklı olduğunu göstermez. Binlerce genetik hastalığın çok az bir kısmı teşhis edilebildiği için, bakılabilinen hastalıkların o blastomerlerde olmaması tamamen sağlıklı bir bebek garantisi vermez.

        Alınan biyopsi materyali çok sınırlı olduğundan kullanılacak yöntem, hassas, güvenilir ve hızlı bir şekilde sonuç verecek türden olmalıdır. Değerlendirmeyi yapacak kişilerin de bu konuda yeterince bilgi ve deneyime sahip olması önemlidir. Bu amaçla en çok kullanılan yöntem FISH ve PCR teknikleridir.

        En sık kullanım alanı Talasemi adı verilen ve toplumda sıkça rastlanılan bir kan hastalığıdır. Eğer her iki eş de taşıyıcı ise hastalıklı bebek olasılığı yüksektir. Bu durumda tüp bebek  yöntemiyle elde edilen embriyolardan biopsi hücreleri alınır ve Talesemi yönünden araştırılır, işlem sonunda hastalıklı embriyolar seçilerek anneye sadece sağlıklı bebek geliştirecek embriyolar verilir.

Sayfa başına dön

 

 

Maillist

Webmail

100. Yıl Mh.132 Sk No: 1

Seyhan / Adana

 Türkiye

CPanel

Photo Gallery