Email Listemize Üye Olun

Haberiniz Olsun


Ekle Sil

 

 

 Aşılama ( IUI ) Erkek Tedavileri  Genetik ( PGD ) Sıkça Sorulanlar
 Tüp Bebek  (ICSI ) Tanı Yöntemleri  Psikolojik Destek  Sözlük

     

        İnfertilite, yani istenildiği halde çocuk sahibi olamama, artık günümüzde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

        En az 1 yıl herhangi bir korunma yöntemi uygulamadan haftada 2-3 kez cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilmemesi infertilite, yani kısırlık olarak adlandırılmaktadır.

        Tüm dünyada çiftlerin yaklaşık % 15'i infertilite nedeni ile yardımla üreme tekniklerine (ÜYT) başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu çiftlerin büyük bir kısmında gebe kalamamanın nedenini açıklayacak sebepler bulunabilirken, yaklaşık % 10-15 inde herhangi bir sebep tespit edilemez. Bu durumda nedeni açıklanamayan infertiliteden (kısırlıktan) bahsedilir. İnfertilite nedeni, çiftlerin %30-40'ında erkekten, % 30-50'sinde kadından kaynaklanır. Bu yüzden, çocuk isteğiyle merkezimize müracaat eden çiftlerde, hem erkek hem kadın detaylı olarak incelenmektedir.

Erkek İnfertilitesi Nedenleri

         İnfertil çiftlerin yaklaşık % 40'ında infertilite kısmen veya tamamen olarak erkekten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden, semen analizi (spermiyogram) çok önemlidir. Erkeğin, tahlilden evvel en az 2 gün- en fazla 5 gün cinsel ilişkiye girmemesi gerekir. Bu süreyi dolduran kişiler merkezde mastürbasyon yoluyla semen verirler. Alınan semen örneği, sperm konsantrasyonu (sayı), motilite (hareket) ve morfoloji (şekli ve görüntüsü) yönünden değerlendirilir. Genelde, sperm kalitesi zamanla değişebildiğinden 2-6 aylık bir sürede 2 veya 3 semen analizi yapılması tavsiye edilir.    

Hormonal nedenler: Beyinde yer alan hipofiz bezi FSH ve LH hormonlarını salgılayarak testislerden sperm üretimini ve testosteron adlı erkeklik hormonunun salgılanmasını sağlar. Hormonal nedenlerden dolayı testislerde sperm üretim bozukluğu meydana gelebilir. 

        Testislere ait nedenler: İnfertil erkeklerin yaklaşık %6’sında genetik  bozukluklar vardır. Özellikle de azospermik (menisinde sperm hücresi bulunmayan) erkeklerde %10-15 civarında genetik bozukluk söz konusudur. Kriptorşidizm (inmemiş testis), sperm üretim bozukluğuna yol açan nedenlerden birisidir. Doğumdan sonra erkeklerde testisler 1 sene içinde skrotuma (torbalara) iner. Gecikme söz konusu ise, en geç 2 yaşına kadar testisler cerrahi bir müdahale ile skrotuma indirilmiş olmalıdır. Testislerin karın içinde kalması ya da hayatın ileri dönemlerinde inmesi sperm yapımını olumsuz yönde etkilemesinin yanısıra testis kanserlerinin oluşmasına da neden olmaktadır.

         Varikosel: Testisin toplardamarlarında meydana gelen varislerdir. İnfertil erkeklerin %38’nde özellikle sol tarafta görülmektedir. Kan akımının yavaşlamasının testislerde ısı artışına, nadiren üreme organlarında dengesizliğe neden olabileceği düşünülmektedir. Bu durum sıklıkla sperm hareketliliğinde düşüklüğe neden olmakla birlikte sayı azlığı ve yapısal bozukluklara da yol açmaktadır.  

        Gerek testis gerekse testis dışı tümörlerin tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları ve radyoterapi, sperm üretimini belirgin şekilde bozmaktadır. Sigara ve alkol tüketiminin sperm üretimi üzerine olan negatif etkilerini gösteren çalışmalar mevcuttur. Günümüzde ileri tanı yöntemlerine rağmen, sperm parametrelerinde bozukluk saptanan erkeklerin %25’inde bu durumu açıklayacak bir neden bulunamamaktadır.

        Sperm taşıyıcı kanallara ve organlara ait sebebler: Testislerde üretilen spermler, epididim organından geçerek vaz deferens olarak bilinen sperm taşıyıcı kanalları aracılığı ile penise taşınır. Üretilen sperm hücrelerinin, bu sistemdeki tıkanıklığa bağlı olarak ejakulata (meni) ulaşamaması söz konusu olabilir. Enfeksiyon (kabakulak, tüberküloz, gonore), travma, bu organlara veya komşu organlara daha önce yapılan cerrahi müdahaleler, doğuştan sperm kanallarının gelişmemiş olması (konjenital vaz deferens agenezisi), prostat, vezikülo seminalis kistleri gibi sorunlarda, testislerde sperm üretimi devam etmesine rağmen, kanal bütünlüğü bozulduğu için spermin dışarı çıkışı engellenmiş olmaktadır. Bu durumlarda, çeşitli cerrahi müdahaleler (vazovazostomi, vazoepididimostomi) ile tıkanıklık giderilmeye çalışılır ve özellikle kanalın doğuştan olmadığı durumlarda yardımcı üreme tekniklerinden faydalanılmalıdır.

        Yüksek ateşli hastalıklarda, karaciğer ve böbrek hastalıklarında, sperm yapımı ve kalitesi düşmektedir. Ayrıca, şeker hastalığı, nörolojik hastalıklar, travma sonucu bel omurlarının hasarlanması, mesane ya da idrar yolları ile ilgili ameliyatlara bağlı olarak, ejakulasyon (boşalma) sırasında meninin penisten gelmesi yerine geri kaçması söz konusudur. Bu duruma retrograt ejakulasyon (meninin idrar torbasına kaçması) denir.

Sayfa başına dön

Spermle İlgili Terimler

        Sperm raporlarında sık sık geçen ve doktorların kullandığı sperm ile ilgili terimlerin açıklaması aşağıda belirtilmiştir:

  • Normozoospermi: Sayı, hareket ve morfolojik bakımdan normal örnekler için kullanılır.

  • Oligozoospermi: Sperm sayısı ml'de 20 milyonun altında olan örnekler için kullanılır.  

  • Teratozoospermi: Kruger kriterlerine göre normal yapısı  %4’ün altında olan spermler için kullanılır.                                                                         

  • Polispermi: Sperm sayısı 250 milyonun üzerinde örnekler için kullanılır.    

  • Hipospermi: Meni volümünün normalden az olduğu durumlarda kullanılır.       

  • Hiperspermi: Meni volümünün normalden fazla olduğu durumlarda kullanılır.  

  • Astenozoospermi: Sperm hareketliliğinin normal değerlerin altında olduğu örnekler için kullanılır.  

  • Oligasthenozoospermi: Hem sayı hem de hareket yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.                                                                                                        

  • Oligoteratozoospermi: Hem sayı hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.                                                                                                

  • Asthenoteratozoospermi: Hem hareket hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin  altında olan sperm örnekleri için kullanılır.                                                                           

  • Oligoasthenoteratozoospermi: Sayı, hareket ve morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.                                                

  • Hematospermi: Meni örneğinde kan hücrelerinin fazla bulunması durumunda kullanılır.                                                                                  

  • Nekrospermi: Meni örneğinde ölü hücrelerin aşırı artması durumunda kullanılır.  

  • Aspermi: Mastürbasyonla hiç meni elde edilememesi durumunda kullanılır.                                                                   

  • Azoospermi: Meni içerisinde sperm hücresi bulunmaması durumunda kullanılır.

Normal Sperm:

   

Anormal Sperm:      

          

Erkek İnfertilite Tedavisi   

        Bu sorunlardan birisi ya da bir kaçıyla karşılaşan erkeğin, ürolog veya erkek infertilite dalında uzmanlaşmış bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.  Erkek infertilitesinin tedavisinde enfeksiyona karşı antibiyotik, varikosel (skrotumdaki varikoz damarlar) tedavileri veya kanal tıkanmasında ameliyat, inseminasyon (aşılama) gibi tedavilerden başka in vitro fertilizasyon (IVF, Mikroenjeksiyon (ICSI)) ve diğer yardımcı üreme teknolojileri (TESE, TESA)  kullanılabilir.  

Sayfa başına dön

Kadın İnfertilitesinin Nedenleri

Tubal Faktör (Tüplerin hasarlı ya da tıkalı olması)

Tüp ve peritonal faktörler tüm infertilite problemlerinin % 35'ini kapsamaktadır. Açık ve sağlıklı tüpler üremede gerekli olduklarından tüp açıklığını belirlemek için yapılan tetkikler çok önemlidir. Özel bir röntgen metodu olan Histerosalpingografi (HSG), rahim içi veya tüplerdeki patolojileri ortaya çıkarır. HSG tüplerin tıkalı olduğunu (hidrosalpinks) gösterirse, adezyon olasılığı yüksektir. HSG'deki teknik problemler bazen, yanlış olarak tüp tıkanıklığını gösterebildiğinden, bu durumda adezyonların tüplerin dış yüzeyinde oluşup oluşmadığını ve tüplerin görevini ne derecede engellediğini belirlemek için tanısal laparoskopi uygulanabilir. 

Genç vakalarda HSG tüplerin açık olduğunu gösterirse veya başka bir problem tespit edilmiş ve tedavi ediliyorsa, doktor laparoskopiyi erteleyebilir. Bu durumda 6 veya 12 ay sonra gebelik hala gerçekleşmemiş ise tekrar laparoskopi yapılması düşünülür.  

        Bir çok tüp problemleri ameliyatla çözülmesine rağmen, tüpleri aşırı zarara uğramış  kadınların gebe kalma şansı çok düşük olduğu için bu durumlarda IVF ameliyat yerine  tercih edilen bir yöntemdir.       

       

Sayfa başına dön

Ovulasyon Faktörü  (Yumurtlama bozuklukları)

 Ovulasyon faktörü infertilite nedenlerinin %5-25’ini oluşturmaktadır. Anovulasyon (yumurtlamanın olmaması) ve adet düzensizlikleri, infertilitenin en önde gelen sebebidir. Her ay düzenli adet görülmesi de ovulasyonun olduğunu göstermez. Ovulasyon tespiti;

  • adet öncesi dönemde (adetin 24. günü) rahim içinden biopsi ile örnek alınması, 

  • USG ile yumurta takibi, 

  • adetin 19, 21, 23. günlerinde serumda progesteron hormon düzeyinin tespiti, 

  • servikal Pap-smear, 

  • serviks mukusunda ipliklenme testi 

gibi birtakım yöntemler ile yapılır.

        Yumurtlama olmadığı saptanırsa ilaç tedavisi ile yumurtlama sağlanabilir.

Sayfa başına dön

Serviks Faktörü (Rahim ağzına ait faktörler)

        Rahim ağzının yapısal durumu veya rahim ağzından salgılanan mukusa ait bozukluklar nadiren tek sebep olsa bile, infertiliteye neden olabilir. 

        Siklusun ortasında rahim ağzından salgılanan mukus şeffaf, renksiz, sulu, bol ve esnektir. Serviks sümüğünde bu özellikler mevcut olduğunda spermler kolayca rahime ve tüplere ulaşabilir. Östrogen ve progesteron hormonlarının etkisi ile mukusun siklus sırasında miktarı ve kalitesi değişerek rahim ağzından salgılanan mukusa ait bozukluklar ortaya çıkar. Bunun yanısıra, servikal polip ve bu bölgeye uygulanan cerrahi girişimler (örneğin kon biyopsi) de servikal faktörü yaratarak kısırlığa sebep olabilir.

        Rahim ağzına ait problemlerin varlığında IUI uygulanır. Üç veya daha fazla inseminasyon ile gebelik oluşmamış ise IVF veya mikroenjeksiyon gibi daha ileri tedavi yöntemleri seçilmelidir.

Sayfa başına dön

Rahim Faktörü

        Özel bir röntgen metodu olan histerosalpingografi (HSG) rahim içi veya tüplerdeki patolojileri ortaya çıkarır. HSG, adet kanamasından hemen sonra fakat ovulasyondan evvel uygulanmalıdır. Özel opak bir madde rahim ağzından enjekte edilir. Bu sıvı rahimi doldurur ve  tüplere yayılır. Polip, fibroid veya anormal şekilli rahim bu metotla saptanabilir. İnfertil kadınların %5'inde görülen bu durumlar embriyonun implantasyonuna engel olabilir. Bu durum düşük ihtimalini yükseltecektir. Ayrıca HSG tüplerin tıkalı olduğunu, rahmin şekil bozukluklarını gösterebilir. Daha ayrıntılı bir şekilde teşhis koymak veya düzeltmek için histeroskopi veya laparoskopi gerekebilir. 

Sayfa başına dön

Peritonal Faktörler

        Peritonal faktörler deyince, peritonal adezyonlar (yapışıklıklar) veya endometriozis (rahim içini döşeyen endometrial dokunun rahim dışında bulunması) gibi pelvik organlardaki, veya karın boşluğunun peritonal yüzeylerindeki anormallikler anlaşılır. Bir tür ameliyat olan laparoskopi kadının iç organlarını görüntülemeye yarar. Böylece adezyon ve endometriozis gibi pelvik organlardaki problemlerin teşhisi konabilir. 

        Laparoskopi, genel anestezi altında uygulanır ve hasta aynı gün taburcu edilir. Laparoskop denilen  uzun ışıklı teleskop benzeri bir alet ile, göbek deliğinden veya hemen altından karın boşluğuna girilir. Bu şekilde karın boşluğu, overler, tüpler, rahim ve periton (pelvis zarı) direkt olarak görülebilir. Tüplerin açık olup olmadığı, rahim ağzından  boyalı bir sıvının enjekte edilmesi ile anlaşılır. Bu arada pelvik organları daha iyi incelemek veya hastalık teşhisi konmuşsa tedavi etmek için pubisin üstünden bir kaç bölgeden küçük delikler açılarak yardımcı aletler kullanılabilir.  

        Peritonal faktörleri ve tüple ilgili hastalıkları (endomteriozisi, adezyon ve over kistleri) teşhis ve tedavi etmek için en uygun teknik laparoskopidir. Laparoskopi bu ve benzeri birçok durumda  hem teşhis hem de tedavi amacıyla kullanılabildiğinden karında kesi ve daha uzun bir istirahat gerektiren laparotomi uygulanmasından daha çok tercih edilen bir yöntem olmalıdır.

Sayfa başına dön

Nedeni Açıklanamayan İnfertilite

       İnfertil çiftlerin %5-10' unu oluşturan bir grupta infertiliteyi açıklayacak herhangi bir sebep saptanamamıştır.

        Elimizdeki tanı yöntemleri günümüzde sınırlıdır. Kullanılacak yöntemlerdeki ilerlemeler ile bu grupta yer alan çiftlerin sayısının zamanla azalacağı düşünülmektedir. Bu gruba giren çiftler için inseminasyon (aşılama) bir tedavi yöntemidir. Üç-altı tedavi siklusu sonrası gebelik gerçekleşmediyse, çiftler tedaviye devam etme, kısırlığa neden olabilecek faktörleri tekrar gözden geçirme veya yardımla üreme tekniklerine geçme gibi alternatifleri düşünebilirler.

 

 

Maillist

Webmail

100. Yıl Mh.132 Sk No: 1

Seyhan / Adana

 Türkiye

CPanel

Photo Gallery